Ayşe Aydın - Siz de Hesaplayın
Bebeğinizin ne zaman doğacağını merak ediyor musunuz?
Aşağıdaki hesaplayıcı kullanarak bebeğinizin yaklaşık olarak ne zaman doğacağını hesaplayabilirsiniz.
En son adet tarihinizi giriniz.
Gün:
Ay:
Yıl:

Ayşe Aydın - Anket
İlkokulda çocukların forma giymesini doğru buluyor musunuz?





Anneee! Anne Oluyorum! Kitap

Hamilelik öğretileri 1: ‘Sen daha dur, daha dur !!!’

04 Şubat 2010 Perşembe
Hamilelik öğretileri 1: ‘Sen daha dur, daha dur !!!’

Hamilelik kadınların sıkça başına gelen en yaygın insanlık hallerinden biri olmasına rağmen, hayrettir etrafında binbir türlü gizem  barındırır.  Mevzu özel kulüp üyeliğine benzer. Kıdemli hemcinslerin "junior" hamileye verecek çok sayıda dersi vardır. Junior hamile şaşkın, e biraz da şapşaldır. ‘'Başıma bir işler geldi ama ben de tam anlamadım'' diye bilinmez geleceğe doğru dertli ve meraklı bakar durur. Haftalar ve ayların ne getireceğini bilememe durumu, kıdemli hemcinslerin iştahını kabartır. Zira ‘'acıyı ballandırma'' bir hamilelik raconudur ve acı en iyi bu belirsizlik içinde ballanır.


 

‘'Sen daha dur, daha dur...''  adlı öğreti, neresinden bakarsanız bakın, acımasız bir öğretidir. Zira  görmüş geçirmiş hemcins, vakıf olduğu gizemli bilgiyi açık etmez, ama yakın gelecekte çekilecek acının boyutunu  fazlasıyla açık eder.

 

İlk ders, ızdırabın başgösterdiği ilk günlerde başlar.  Bu periyoda ‘'kussam kusturmuyor, ölsem öldürmüyor'' periyodu denir. Hamilelik hormonu damarlara gürül gürül yürümüş, midede sinsi ve kesintisiz bir bulantı başlamıştır. Junior hamile, o günlerde dert yanmaya başlar ve gebelik büyükleri ilk ‘'sen daha duuur, daha duuuur''u patlatır.  Mevcut durumda bile durmak nahoştur. Belli ki bunun bir de ‘dahası' vardır. Acemi gebe, sabırla beter olacağı günleri beklemeye başlar.

 

Bünye, bir bir hamileliğin alamet-i farikalarına kapılır. Bulantıyı halsizlik, halsizliği başağrısı izler. ‘'Dip denen yer burası olsa gerek'' derken, kıdemli gebe elini şöyle sallaya sallaya cevabı yapıştırır: ‘'Ahh ahh!!! Sen daha dur, daha dur''.

 

İkinci üç ayda acılar hafifler. Hızlıdan göbek sahibi olunur. Göbeğinizi zevk ile okşadığınız sıralarda, tartıya çıkma ihtiyacı da doğmaya başlar. Her göbeğin tartıda bir karşılığı vardır. Bu aylarda kilolar sapır sapır alınmaya başlanır.  Tartıya bakıp: ‘'Yandım Allah'' dediğiniz anda, omzunuzun hemen arkasından,  o mutat cümle yükselir: ‘‘Ooooo!!! Sen daha dur, son üç ayda üçer beşer ‘'.

 

Hamileliğin en gizemli kısmı son bir aydır.  Bu son haftalar hakındaki efsaneler anlat anlat bitmez. Son bir aya girmeden yapılan dertlenmelerin kıymeti harbiyesi hiç mi hiç yoktur.  İşin en tuhaf tarafı kıdemli hamilelerin, aldıkları cevaba iltifat etmemelerine rağmen, ‘'Nasılsın?'' diye sormalarıdır.  ‘'Belim ağrıyor'' desen, ‘'Ah, sen daha dur, bu bel ağrısı mı?'';  ‘'Midem yanıyor'' desen ‘‘Mide yanmasını sen son 3 haftada gör.''  diyeceklerdir.

 

Son haftalara  girip beter olduğunuzda, yüzünüze huşu içinde bir gülümseme oturur. Balina gibi olmuş, bel ağrısının dibine vurmuş, sağdan sola dönmek için vinç gerekir hale gelinmiştir. Nihayet ve sonunda artık ‘'daha duracak'' bir şey kalmamıştır. Ve en kötü durum bile ‘'beter olacağım'' korkusu içinde yaşamaktan iyidir. Üstelik artık siz de ortama yeni düşen gariban çömezlere ‘'Daha dur, daha dur'' diyerek akabinde şeytani kahkahalar atabilir; acınızı gönlünüzce ballandırabilirsiniz. 

 

Beş basamak merdiven çıkmanın zor gelmediği, yarım saatte bir tuvaletin ziyaret edilmediği o güzel insanlık haline sayılı günler vardır. 40 haftanın sonunda tekrar ‘'normal'' olacağınız o gün işte tam oradadır. Karında belli ki meshanenizi oyuncak sanan 3.5 kiloluk çocuk,  kasıkta yalancı doğum sancısı oturup dururken; ağzınızdan ‘'Şükürler olsun, 10 gün kaldı'' sözü dökülüverir... ‘'Sadece 10 gün''...

A

ma o da ne ! O da ne ! Dokuz ayın en acı, en acımasız, en yıkıcı ‘'daha dur, daha dur''u işte o an kopar gelir: ‘'Ahh ahh!! Sen daha dur, bunlar güzel günlerin. Bir doğsun, bu günleri  mumla ararsın. Daha dur !''.

 

Gözler donuklaşır. O gözler bir kez daha öngörülemez gizemli geleceğe doğru dalgın dalgın dikilir.  Belliki bir kere bu yola girildi mi, ‘'daha durun''un sonu yoktur.

 

Gebenin içine aniden bir kuvvet peydah olur.  Etrafa, ‘'daha durayım, beter olacağım di mi'' diye diye; içinden sinsice bir tarafının ağrımadığı, bebeğin ağlamadığı güneşli güzel bir gün hayal eder. Eh felekten bir hayal çalmışken, kendini de şöyle güzel bir skinny jeans'in içine sokar ki değmeyin gitsin. 

 

Yorum Ekle

Adınız, Soyadınız:  
Yorumunuz:  
Güvenlik Kodu:  
Güvenlik

Yorumlar

nur-DOUM nur-DOUM

Esra'cim, Yazilarina bayildim. hem eglenceli hem coook paylasilan deneyimleri yaziyorsun.Cok guzel bir kitap olur bu yazilardan bence. Anne adaylarinin da cok isine yarar. Eglenirken ciddilesiyoruz:)) Cok eglenceli, devam hadi...

02 Nisan 2010 Cuma
Ebru M. Ebru M.

nasil dogru nasil dogruuuuuuuuu !Bende 7. ayımdayım sadece daha dur duydum .Durduk durduk bisey olmadı abartıyosunuz dedigimde de sen bebek dogunca gör duydum ! Sadece bizim Turk kadınlarında olan bu motto ya itiraz ediyorum .Bu kadar güzel bu durumu özetleyen anneyede tesekkur ediyorum ....

15 Şubat 2010 Pazartesi
Arzu Zengin Arzu Zengin

Sen daha dur :-)) O minik vatoz bir çıksın bir memene yapışsın, evden bir kahve içimlik ayrılmak bile öncesinde 1 saati aşan dev bir organizasyona dönüşsün, kesintisiz iki üç saat uyku en büyük hayalin olsun, her allahın günü artık düzene girdik diye başlayıp daha gün bitmeden düzenin yerle yeksan olsun da gör...Daha skinny jean'e gelene kadar dünya yolun var... Çok mu acımasız oldu :-)) Bence sen neşenle hepsinin üstesinden gelirsen, nasıl baktığına bakar hayat... Ayşe'ye katılıyorum, bence yazarken ekrandakinden de iyisin, gerçek Esra bu işte ... Hayırlı olsun..

08 Şubat 2010 Pazartesi
pelin tunçel pelin tunçel

ellerine saglık esracım,harikaaaaa,bayıldımmm..

07 Şubat 2010 Pazar
Ayşe Aydın Ayşe Aydın

En yeni annelik yazarını takdimimdir. Çok meşhur olacak, çooook!

04 Şubat 2010 Perşembe
Yukarı