Ayşe Aydın - Siz de Hesaplayın
Bebeğinizin ne zaman doğacağını merak ediyor musunuz?
Aşağıdaki hesaplayıcı kullanarak bebeğinizin yaklaşık olarak ne zaman doğacağını hesaplayabilirsiniz.
En son adet tarihinizi giriniz.
Gün:
Ay:
Yıl:

Ayşe Aydın - Anket
İlkokulda çocukların forma giymesini doğru buluyor musunuz?





Anneee! Anne Oluyorum! Kitap

BHcg 638!

09 Ekim 2004 Cumartesi
BHcg 638!

Bize tüp bebek önerildiği zamandan bu yana 2.5 ay geçti. O günden beri kafamızda "Ne olacak acaba?" sorusu var. Bu işin en zor kısmı ne ilaçlar, ne hormonlarınızı alt üst eden iğneler, ne de karşınıza çıkacak hastalıklar. İşin en zor kısmı, psikolojisi.

 


Geçen hafta tüp bebek işleminin komplikasyonlarından, "Yumurtaların aşırı uyarılması" anlamına gelen "Hiperstimulasyon" hastalığına yakalandığımı anlatmıştım. 10 günlük yatak istirahatim boyunca karnımın büyüklüğü doktorumun dediği gibi iki katına çıktı. Bu şişlik midemi sıkıştırdığı için mide bulantısı, beni çok yorduğu için çarpıntı yaptı. Sırtüstü yatıp dinleneyim derken karnımın yaptığı baskı, kuyruk sokumumu zedeledi, yürüyemez hale geldim. Ağırlık omurgamı iki büklüm yaptı, dik duramaz hale geldim. En rahat duruş şeklim sağa veya sola yatış oldu.

 

İç organlar bebeğe yer açıyor

"Hamilelikte de insanın karnı büyüyor. Niye böyle olmuyor?" diye soracak olursanız, hamilelikte bebeğe yer açmak için bütün iç organlarınız yer değiştiriyor. Kalbiniz, mideniz, bağırsaklarınız hepsi kibar bir şekilde bebeğe yol açıyor. Karın büyüdükçe bir tek sırt ağrıları oluyor ve sırt üstü yatılması önerilmiyor. Neyse bu 10 günlük süreç korku filmi gibi gözükse de, kafamda sadece gebelik testinin sonucu olduğu için yaşadığım sıkıntıyı hiç önemsemedim.

 

Bize tüp bebek önerildiği zamandan bu yana 2.5 ay geçti. O zamandan beri kafamızda "Ne olacak acaba?" sorusu var. Bu işin en zor kısmı ne ilaçlar, ne hormonlarınızı alt üst eden iğneler, ne de karşınıza çıkacak hastalıklar. İşin en zor kısmı, psikolojisi. Her şey unutulsa da, yaşanan stres zor unutuluyor. Sinirlerinizin gerçekten çok kuvvetli olması lazım. Zaten bu işlemi uygulayan birçok hastanede psikolojik danışmanlık hizmeti veriliyor.

 

Sonuçları öğrenmeden bir gün önce eşim beni telkin etmeye başladı. "Biliyorsun en önemli şey biziz. Eğer işler ters giderse ne olur çok üzülme olur mu? Tekrar deneriz" Böyle dese de, onun benden daha da stresli olduğunu biliyordum. "Biliyorum, üzülmem" diyebildim. Yemekten sonra bir an önce sabah olması için hemen yattık.

 

Sakin olmak mümkün değil

Sabah 8.00'de hastaneydik. Görevliye gebelik testi için geldiğimi söyleyince, doğurmak üzere gibi görünen karnıma şaşkınlıkla bakıp bana yeri gösterdi. Kan aldırırken hemşireye, "Eğer sonuç olumluysa ikiz olup olmadığını anlayabilir miyiz?" diye sordum. Hemşire hamilelik hormonu BHcg değeri 500'ün üstünde ise büyük ihtimalle bebeklerin ikiz olduğunu ama  sonuç olumlu olsa bile iki gün sonra tekrar test yapılması gerektiğini, bu test sonucunda Bhcg değeri iki katına çıkıyorsa bunun sağlıklı bir hamilelik anlamına geleceğini söyledi.

 

Telefonumu aldılar. 12.00 itibariyle haber vermek için arayacaklarını söylediler. Eve gittik. Eşimle hiç konuşmuyoruz. Ben bir yerli filmin karşısında tırnak kemiriyorum, o da durmadan sigara içiyor. Saat 12.00'den itibaren her çalan telefona atlıyoruz ama arayanlar hep sonucu öğrenmek için arayan arkadaşlar oluyor. Kiminin suratına telefonu kapıyorum, kimine, "Ben arayana kadar aramayın" diyorum. Yok artık sakin olmam, güçlü olmam mümkün değil. Bayıldım bayılacağım. Saat 12.30'da eşime hastaneyi arattırdım. "Biz sizi arayacağız" diye terslediler. Dayanamayıp kendimizi sokağa attık. Yarım saat sonra aradılar.

 

"Ayşe Aydın'la mı görüşüyoruz?"

"Evet benim"

"Biz hastaneden arıyoruz."

"Evet, evet..."

Eşim bu arada arabayı sağa çekti.

"Tebrik ederiz, hamilesiniz" Eşimin elini sıktım ve hafifçe başımı sallayabildim.

"BHcg kaç?"

"638"

"Allah'ım ikiz galiba..." Telefon elimden düştü. "Cumartesi... Tekrar... kan testi..."

Artık ne söylendiğinin hiç önemi yoktu...

 

 

Uzman görüşü

Psikolojik  tedavi de gerekli

Amerikan Hastanesi Klinik Psikolog Dr. Yeşim Altuncu:

Avustralya'da yapılan bir araştırmada, hastaların yüzde 30'unun psikolojik nedenlerden tedaviyi bıraktığı belirlenmiş. Bu ülkede 6 denemeye kadar işlemin maliyetini devlet karşılasa da, yine aynı araştırmaya göre insanlar 3 denemeden sonra vazgeçiyorlarmış. Bu da işin psikolojik boyutunun önemini gösteriyor.

 

Psikolojik tedavinin de ilaç tedavisi gibi zorunlu olması lazım. Ancak psikoloji sigorta kapsamına girmediği için, işlemin maliyetini artırıyor. Bu tedavi herkes için gerekli olsa da, şu anda sadece isteyenlere uyguluyoruz. İşin bir sürü boyutu var. İlk önce kısırlık teşhisi birçok hastada, ruhsal bir çöküntü yaratıyor. Bu kişiler kendini hayatta yetersiz olarak görebiliyor ve daha doğmamış çocuklarını kaybetmiş psikolojisine kapılıyorlar. Hayata küsebiliyorlar. İşlemler uygulanırken bekleme sürecine katlanamıyorlar. Sonuç başarısız olursa yaşanan travma çok daha büyük oluyor.

 

Eşler birbirine destek olmalı

49 yaşındaki bir bayan hastanın, onuncu deneme sürecine yardımcı olmaya çalıştık. Çocuk sahibi olma istemesinin nedenlerini araştırdık. Konuya doğru bakmasını sağlamaya çalıştık. Bizim görevimiz "Yap, yapma" şeklinde öneride bulunmak değil. Hastaya bakış açısı kazandırmak, endişelerinin üstünden gelmeye çalışmak, toplumsal baskıyı azaltmak. Ancak hastada psikolojik olarak ciddi bir hastalık baş gösterirse, hekimiyle konuşup tedavinin durdurulmasını önerebiliyoruz.

Bu süreçte eşlerin birbirine destek olması çok önemli. Başarısızlıktan sonra eşlerden biri tekrar denemek istiyor, diğeri istemiyorsa, bu evlilikleri bile bitirebiliyor. Çocuk sahibi olamadığı için "mutlu aile" kavramının zedelendiğini düşünen kişi eşini de kaybediyor.


Yorum Ekle

Adınız, Soyadınız:  
Yorumunuz:  
Güvenlik Kodu:  
Güvenlik

Yorumlar

ESRA ESRA

kitabınızı bir günde bitirmek herhalde bi ayrılacık değil :) herkes bir günde bitirmiş.Çok duygusal aynı zamanda eğlenceli bi kitap.Valla artık bu kitabın anne oldum kısmınıda bekliyoruz..Sevgiler. Bizi böylesine güzel bi kitapla buluşturduğunuz için teşekkürler.Defne, Egenizle ve eşinizile bir ömür mutluluklar..

07 Aralık 2009 Pazartesi
Tuğba Tuğba

Ayşe Hanım kitabınızı embriyo transferim olduktan sonraki bekleme sürecinde okudum ve bana inanılmaz iyi geldi:)dün sonucumu aldım pozitif ve doktorum büyük olasılıkla ikiz dedi

31 Temmuz 2009 Cuma
esra arkan esra arkan

merhaba dun transferım oldu 2 embrıyo transfer ettıler dun kıtabınızı okumaya basladım ve bugun bıtırdım okurken goslerım doldu ve bı okadarda heyecanlandım ALLAHIM IHSALLAH BANADA NASIP EDER

29 Temmuz 2009 Çarşamba
Nihal Nihal

Ayşe ve Cem Aydın ile aynı yaşlarda olan ve bu sürece yeni başlamış bir çiftiz, dolayısıyla kitap çok yakın ve çok samimi geldi; bir çırpıda okuyup bitirdim.Sabahları işe giderken serviste gözyaşları içinde okudum eminim servis arkadaşlarım çok gülmüştür bana :) Tüm detaylarıyla, çok içten bir anlatımla tüp bebek süreci anlatılmş.Bu çok başarılı ve faydalı çalışma için emeğinize sağlık, teşekkürler

07 Temmuz 2009 Salı
HANDE HANDE

MERHABA BEN BUGÜN DERYA BAYKALIN PROGRAMINDA İZLEDİM VE ÇOK ETKİLENDİM EN KISA ZAMANDA KİTABI ALIP OKUMAK İSTİYORUM.5 YILLIK EVLİYİM ÇK PROBLEMLER YAŞADIM.DIŞ GEBELİK YAŞADIM VE BUNDAN SONRA TEK ÇARE TÜP BEBEK.BENİM VE BENİM GİBİLERE BU ZOR SÜRECE GİRMEDEN ÖNCE ÇOK GÜZEL Bİ DESTEK OLACAK.KALBİNİZE VE YÜREĞİNİZE SAĞLIK.iKİZLERİNİZLE VE EŞİNİZLE ÖMÜR BOYU MUTLULUKLAR.İNŞALLAH BENİMDE SİZİN GİBİ İKİZLERİM OLUR.VEDE TÜM OLMAYANLARIN.SAYGILARIMLA

25 Haziran 2009 Perşembe
FUNDA DILSIZ FUNDA DILSIZ

ben ayşe aydın ın kitabı dün tesadüfen aldım önce anneeeee anne oluyorum lafı na çok gıcık oldum ve almaktan vazgeçtim ama kitabın alt kısmında tüp bebek tedavisiyle başlayan kelimeyi görünce aldım rastgele sayfaları karıştırdım ve gözlerimden yaşlar akmaya başladı çok duygulandım beni eşimi bizi anlatıyordu ...bu kitapta anlatamadıklarımız var onun için teşekkürler emeğine yüreğine sağlık ayşe aydın ve ona desteğini hiç eksik etmeyen cem aydın a

06 Nisan 2009 Pazartesi
Yukarı