İki yaşındaki çocuğunuza
fıstık yedirdiniz. Biraz kustu. Pek önemsemediniz. 15 dakika sonra ishali
başladığında bir tuhaflık olduğunu hissettiniz. Doktorunuzu arayana kadar
çocuğunuz solunum sıkıntısı çekmeye başladı ve acile doğru yola çıktınız. Yüzü
kıpkırmızı olmuştu. Anafilaktik şoka girmişti, gırtlağı şişip kapanıyor, kan
basıncı düşüyordu. Epinefrin ve
kortizon iğneleri ile çocuğunuz hayata döndü ve böylece onun fıstığa alerjisi
olduğunu öğrendiniz.
Amerika'da 3 yaşın altında
her 12 çocuktan birinde gıda alerjisi var ve her yıl bu nedenle 150 çocuk
hayatını kaybediyor. Tüm dünyada ise bu oranın son on yılda iki kat arttığı
belirtiliyor.
Gıda alerjisindeki artış,
katkı maddelerine ve tüm alerji türlerindeki artışa bağlanıyor. Tüm alerji
türlerindeki artışın nedeni ise uzmanlara göre modern hayatın getirdiği hijyen.
Yani kirden, filtre edilmeyen sudan, hayvanlardan kısaca mikroplardan uzak
durduğumuz için bağışıklık sistemimiz zararsız maddelere aşırı tepki
verebiliyor.
Sonuç: Fıstık gibi besleyici
ve masum bir ürün vücudumuzun savunma sistemini yoldan çıkartıyor. Aşırı tepki
gösteren bağışıklık hücreleri histamin ve diğer tetikleyici kimyasallar açığa
çıkartıyor ve bunlar kaşınma, ishal, kusma ve az sayıdaki vakada ise
anafilaktik şoka neden oluyor.
Bu hafta İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp
Fakültesi Çocuk Allerji ve Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Haluk
Çokuğraş ile gıda alerjisini ve riskleri azaltmak için anne-baba olarak neler
yapabileceğimizi konuştuk.
Herkese mutlu haftalar.
Katkı maddeli
yiyeceklere çocuklar tepki veriyor
• Gıda alerji tanısı nasıl
konur?
Hipokrat, "Bir insanın yemeği,
bir başkası için zehir olabilir" demiştir. Gıda alerjisi tanısı, en basit
olarak yenen bir besin sonrası olumsuz bir reaksiyon oluşmasıyla konur. Ancak
bazen başka mekanizmalarla da reaksiyon gelişebileceğinden, tanıda güçlükler
olabilir. Mesela hamburger yiyen ve tepki veren bir çocuğun mayoneze de,
ketçapa da, sığır etine de hatta o hayvana yapılan penisilin iğnesine bile
alerjisi olabilir. Tam rakamlar bilinmese de, ülkemizde çocuklarda yüzde 2-4
arasında görülüyor.
• Vakalarda artış olduğu söyleniyor. Bunu neye
bağlıyorsunuz?
Son yıllarda daha çok vaka ile karşılaşmamızın en
büyük nedeni besin katkı maddeleri ve doğal olmayan yiyecekler. Öyle ki,
değişik ürünlerin içerisinde, 2000 çeşit katkı maddesi olabiliyor. Bunlar
onaylı olsa da, alerjik yapılı çocuklar tepki veriyor. Mesela çocuğunuzla Çin
yemeği yemeye gittiniz. Çin yemeklerinde sarı ırkın çok sık kullandığı mono
sodyum glutamat bulunur. Bir tür tatlandırıcı olan bu maddeye beyaz ırk çok
dayanıklı değildir. Göğüste yanma ve baskı hissi, yüzde kızarma, kaşıntı,
başağrısı gibi semptomları olur. Buna "Çin Lokantası sendromu" denir. Salam
sucukta bulunan sodyum benzoat, şekerlerde bulunan boyalar, değişik
yiyeceklerdeki sulfit bileşikleri, bunlar hep alerjiye neden olabilecek katkı
maddeleridir.
• Vücudun belli bir yiyeceğe verdiği tepki en
basitinden, en ağır vakaya nasıl oluyor?
En basitinden döküntü kaşıntı olur. Buna mide
bulantısı, ishal eklenebilir. En ağır vaka gırtlakta ödem oluşmasından dolayı şişme
oluyor, nefes alınamadığı için çocuk ölebiliyor. Ancak bu durumla çok çok az
karşılaşıyoruz.
• Çocuğumuzda gıda alerjisi olup olmadığını
başımıza gelmeden anlayabilir miyiz?
Bu durum genelde başımıza gelince anlaşılıyor. Alerjik
bir çocuk yaşamı boyunca değişik alerjik hastalıklara yakalansa da, genelde ilk
belirti gıda alerjisi ile olur. Aileden bir kişide herhangi bir alerjik
hastalık varsa çocuğun alerjik olma oranı yüzde 25'dir. Hem anne, hem baba
alerjikse bu oran yüzde 50- 75'e kadar çıkar. Aile öyküsü çok kuvvetli olan
çocuklarda, ilk alerjik belirtiler ortaya çıktığında çocuğa alerji testi yapmak
uygundur.
Süte alerjisi olanlar yumurta yemeli
• Çocuğun gıda alerjisi geçirme
riskini azaltmak için anne babalar ne yapabilir?
Alerjik bünyeli çocuklar mümkün olduğu kadar uzun süre
anne sütü almalıdır ve bu çocukların yanında asla sigara içilmemelidir. Çocuk
sigaranın kokusunu dahi duymamalıdır. Sigara ile besin alerjisi açısından bir
ilişki olmasa da, bu durum riskli çocuklarda ileride astım gelişme riskini
artırır.
• Çocuk alerjisi olan gıdayı çok seviyorsa ve
tutturuyorsa anne babalar nasıl bir tutum sergilemeli?
Asla "Bir lokmadan bir şey olmaz" denmemelidir. Bu
nedenle aile büyükleri ve eş dost çok iyi uyarılmalıdır. Gıda alerjisinin en
etkili çözümü alerjiye neden olan besini tüketmemektir. Çocuğun canının
çekmemesi için alerjisi olan gıdalardan yapılan yiyecekler ailenin diğer
bireyleri tarafından da tüketilmemelidir. Çocuk ihtiyacını başka besinlerle
takviye etmelidir. Örneğin süte alerjisi olan bir çocuk kalsiyum ihtiyacını yumurtadan
karşılayabilir.
Alerji mi, İntolerans mı?
Birçok insan gıda alerjisi ile
gıda intoleransının aynı şey olduğunu düşünür. Alerji zararsız besine karşı
bağışıklık sisteminin verdiği bir tepkidir. İlk belirti olarak döküntü ve ödem
oluşur. İntolerans ise belli bir gıdayı sindirecek enzim veya enzimlerin
vücutta bulunmamasından kaynaklanır. Gaz ve karın ağrısı temel semptomlarıdır.
Mesela Çölyak hastalığı gıda alerjisi değildir. Buğdayda bulunan glüten
maddesinin sindirilememesi sonucu oluşur. Bu kişiler asla glüten tüketemez.
Gıda alerjisi
yapan yiyecekler
- İnek sütü
- Yumurta
- Fındık, fıstık
- Soya
- Buğday unu
- Balık
- Kabuklu deniz ürünleri
Hangi gıda, hangi yaş?
Amerikan Pediatri Derneği
eğer ailede alerjik kişi(-ler) varsa aşağıdaki gıdaların belirtilen zamandan
önce verilmemesini öneriyor.
- Altı aydan sonra: Mısır gevreği, et, bezelye, fasülye, soya gibi
sebzeler, portakal, mandalina haricinde meyve ve meyve suları
- 1 yaştan sonra: Süt, buğday nişastası, bal
- 2 yaştan sonra: Yumurta
• 3 yaştan sonra: Fıstık ezmesi, balık, kabuklu deniz ürünleri
Doğum günü pastasını su ve
şeker ile yapıyordum
Duygu Özgür: 5 yaşındaki
oğlum Ögeday'ın septomları gribal enfeksiyon gibi başladı. Öksürük, burun
akıntısı, solunum yollarında ötme vardı. Biraz koşsa öksürükten boğulacak gibi
olurdu. Yapılan kan testinde süte ve yumurta akına alerjisi çıktı. Günde 1
litre süt içen oğlumun aynı zamanda çok sevdiği, bisküvi, börek, poğaça, pasta gibi
gıdalardan vazgeçmesi gerekti. Dondurmayı buzlu tercih ederek, zeytinyağı ve
yumurta sarısı ile kurabiyeler yaparak onu sevdiği gıdalardan yoksun
bırakmamaya çalıştık. Doğum günü pastasını bile yumurta sarısı, su, un ve şeker
ile yapıp, meyve ve pastane süsü ile süsledim. Evde yemesi yasak olan ürünleri
bulundurmadık. Tabii ki çok zorlandık. Onunla beraber ben de rejime girdim. Bak
"Sen bisküvi yiyemiyorsun ama anne de makarna yiyemiyor" diyerek onu motive
ettim. Doktorumuz "Vücut bu gıdalarla hiç karşılaşmazsa, alerji bir süre sonra
yok olabilir" dedi. İki ay sonraki ölçümümüzde değerlerimiz yarılandı. Daha
sonraki iki ay içinde de sıfırlanmasa da, azaldı. Önce çok az miktarlarda
yoğurt ve beyaz peynir ile başladık. Tepki oluşmayınca diyetini yavaş yavaş
açtık. Şimdi süt de içebiliyor. Doktorumuz çok fazla katkı maddesi içeren
besinlerden özellikle de hazır meyve suları ve patates cipsinden uzak durmamızı
önerdi.