İki hafta önce Defne'nin alt ön dişinin
çıkmasının an meselesi olduğunu yazmıştım. Yazımın ertesi günü kızım minik
beyaz dişini gösterdi bize. Pazar sabahı dişini gördüğümüz an evde nasıl bir
sevinç koptu anlatamam. Kızımız sanki bir mertebe atladı. Büyüdü, adam oldu. Hemen
telefonlara sarılıp herkese haber verdik
Annem
Bodrum'dan kalktı dedi ki, "Diş buğdayı yapmak gerek" "O da ne?" diye soru verdim. "Bebekler diş çıkarınca yapılır.
Adettir. Niye yapılır onu bilemem." Haydaa!! Şimdi niye yapıldığını
bilmediğimiz bir şeyi, sırf adet yerini bulsun diye mi yapacaktık?
Aslında
fena fikir değildi. Bu vesileyle çok yakın aile dostları bir araya gelip, doğum
günlerinden önce bir kutlama yapabilecektik. Adet gereği herkes ufak tefek bir
hediye de getirirmiş. Bu "Diş Buğdayı" işi benim aklıma yattı. Hem kızım o
küçük dişi çıkartacak diye çok zorlanmıştı. Bir kutlamayı hak etmişti.
Davetli ve ikram listesi tamam
Hemen
bir davetli listesi yaptım. Sonra da ikram edileceklerin listesini... Dadıları
iki çeşit kurabiye ile diş buğdayının yapımını üstlendi. Özden Annem'den tadına
doyamadığım irmik tatlısını yapmasını rica ettim. Ah annem burada olsaydı
zeytinyağlı yaprak dolma da yapardı. Hemen ablamı aradım. "Sen zeytinyağlı
dolma yapabilir misin?" Cevabı kısa ve net oldu. "Yapabilirim ama uğraşamam ben
onunla. Ben sana onun yerine patlıcanlı kiş yapayım." Buna da şükür deyip
kabullendim. Börek yapımı Emine'ye, dolma yapımı da Ender Market'e kaldı. Benim
ne yaptığımı soracak olursanız, ben yapılacakları organize ettim. Maalesef ben bu yemek işinde kötüyüm.
Bu arada
internete girip"diş buğdayı" neden yapılırmış diye araştırdım. Diş buğdayı bebeğin
çıkan ilk dişini kutlamak amacıyla gerçekleştirilen, çok eski bir Anadolu
geleneğiymiş. Bebeğin dişlerinin sağlam olması ve rızkının bol olması
dilenirmiş bu kutlamada. Kutlama sırasında bebeğin başından buğday serpilir,
buğdaydan yapılmış bir kolye boynuna takılırmış. Misafirlere de yapılan diş
buğdayı ikram edilirmiş. "Ne güzel geleneklerimiz varmış" dedim ve diş buğdayı yaptığımıza
bir kez daha sevindim.
Ege de kutlamaya dahil oldu
Yalnız
bir sorun vardı. Oğlum henüz diş çıkartmamıştı. Birkaç ay sonra aynı seramoniyi
onun için de yapmak saçma göründüğünden, Ege'yi de bu kutlamaya dahil ettim.
Anca beraber kanca beraber. Davetlilere "Artık onun da dişinin çıktığını farz edin"
dedim. Kardeşim hemen durumu alaya aldı. "Ayşe, nasılsa Ege bir gün evlenecek.
İstersen düğününü de şimdiden yapalım?"
Bu arada
iki çocuğumuz olsa da babalarının parti lafından anladığı gece bir yerlerde
eğlenmek olduğu için, diş buğdayı partisini de öyle zannetti. Partiye davetli
olmadığı için kızıyor, Ege'nin diş buğdayını da erkek erkeğe meyhane de
yapacağız gibi tuhaf laflar ediyor. Sonunda "Peki siz Cuma akşamı parti
verecekseniz, ben nereye gideceğim?" diye sorunca durum anlaşıldı.
Hayat boyu rızıkları bol olsun
Düşünsenize
biz evde her yaştan kadın toplanmışız, bebekleri de aramıza almışız, sabaha kadar
içip, U2 dinleyerek zıplıyoruz. Kocama öğlen toplanacağımızı, bunun bir nevi
bir kadın günü olduğunu anlatınca, gelmekten vazgeçti.
Bütün
hazırlıklarımız tamamlandıktan sonra "Diş Buğdayı" günümüz geldi çattı.
Bizimkiler giyindi, süslendi, herkese bol bol gülücük attı. Hatta Defne 10
dakikada bir kıyafet değiştirip, bize defile yaptı. Dostlar, biraraya gelip bu
vesileyle eğlendik. Defne'nin dişlerinin, Ege'nin çıkmayan dişlerinin sağlam
olmasını ve bir hayat boyu rızıklarının bol olmasını diledik.
Diş buğdayı tarifi
Özden
Annemin, Özgen Teyze'den aldığı ve dadımızın başarıyla yaptığı diş buğdayının
tarifini veriyorum.
Geceden
buğdayı ıslatıyorsunuz. Sabah kaynatıyorsunuz. Soğuduktan sonra kırılmış
tarçınlı akide şekeriyle, buğdayı karıştırıp kaplara dağıtıyorsunuz. Arzu
ederseniz kaplardan birine altın atıyorsunuz. Adete göre altını bulan bebeğe
hediye alıyor. İsteğe göre akide şekeri yerine ceviz veya meyve de
kullanabilirsiniz.