1- Emziren anne üşütünce kendi karnı ağrır,
bebeğe bir şey olmaz!
Anne üşütürse en fazla kendi karnı ağrır, zira soğukta
bağırsak kasılma ve hareketleri hızlanır, bu da karın ağrısı olarak hissedilir.
Ancak bu fiziksel durumun süt yoluyla bebeğe geçmesi söz konusu değildir.
2- Anne gazlı içecek tüketirse bebekte gaz
olmaz
Gazlı
içecekler, sıkıştırılmış karbondioksit içeren sıvılardır. Bunlar içildiğinde
açığa çıkan serbest karbondioksit midede gaz baloncukları şeklinde şişkinliğe
yol açar. Ancak bu gaz baloncuklarının süt yoluyla bebeğe geçmesi fiziksel
olarak imkansızdır. Benzer şekilde gaz yapan yiyecekler yendiğinde annenin
bağırsaklarında bulunan bakteriler, bu yiyecekleri (yoğun probiyotik ve
prebiyotik içeren gıdalar) fermente ettiğinde açığa çıkan gazlar annede gaz
olarak hissedilebilir. Ancak bu gaz baloncuklarının da süt yoluyla fiziksel
olarak bebeğe geçmesi söz konusu değildir. Annenin yediği yiyeceklerin içinde
bulunan bazı alerjik protein ve kimyasalların süt yoluyla bebeğe geçip, bebekte
alerjik reaksiyon ve karın ağrısı oluşturma potansiyeli vardır. Ama bu sadece
duyarlı bebeklerde ve nadiren oluşur.
3- Bebek yeşil kaka yapıyorsa araştırmak
gerekir
Bebeğin
kakasının yeşil olmasına neden olan çok sayıda sebep vardır. En temel neden
bağırsak pasajının hızlanmasıdır. Bağırsak hareketini artıran her türlü
fiziksel ve kimyasal etken bebeğin kakasının yeşil olmasına neden olur. Bu,
çoğunlukla da belirgin bir sebep olmadan olur.
4- Anne strese girince sütü de etkilenir
Geleneksel
olarak süt salgısını artırdığı düşünülen sayısız gıda, içecek ve bitki çayları
tanımlanmıştır. Ancak bilimsel olarak kanıtlanmış ve her annede aynı derecede
etki gösteren özel bir gıda ya da içecek ne yazık ki bulunmamaktadır. Anne sütü
üzerine etkili olan temel faktörler şunlardır: Annenin yapısal ve genetik
özellikleri, emzirmeye moral motivasyon,
arzu ve inancı, normal doğum yapıp en kısa sürede bebeğin anne memesiyle buluşması,
annenin ağrı, sancı, yorgunluk ve stresinin olmaması, doğru teknikle ve sık
aralıklarla bebeğini emzirmesi, bol sıvı alması ve dengeli beslenmesi
5- Tırnaklarını kesmek için kırkının çıkmasını
beklemeyin
Bebeğin
tırnakları, tırnak yatağını ne zaman geçerse o zaman kesilir, bunun için kırkını
beklemeye gerek yoktur. Bazen bebek doğduğunda bile kesilebilecek kadar uzun
olabilir.
6-Hava sıkışınca hıçkırık olur
Bebeğin hıçkırması temel nedeni midede sıkışıp kalan bir
hava cebininin mideden dışarı diyafram kasına doğru bir baloncuk oluşturup bu
kası uyarmasıdır. Sıkışan bu hava kitlesi geğirilip çıkıncaya kadar hıçkırık
devam eder.
7- Göz yaşarması, göz zarının tahriş olması demektir
Bebeğin göz yaşarması çoğunlukla mikrobik, alerjik ya da
fiziksel bir etkenin göz zarını tahriş etmesine tepkisel olarak ortaya çıkar.
Bazen de gözyaşı kanallarının doğuştan tıkalı olması nedeniyle gözyaşının
buruna drenajındaki zorluk nedeniyle olur.
8- Ağlayan bebeği sık sık kucaklayın
Yenidoğan bebeğin, dünyada yapayalnız,
savunmasız ve çaresiz olarak, kendini güvende ve huzurlu hissedeceği tek ortam
olan anne kucağından şımaracağı gerekçesi ile mahrum kalması ne acı!
Bebeklerinizi her ağladıklarında kucaklayın.
9- Yer yemez kaka yapmasından korkmayın
Tüm
canlılarda var olan bir refleksin yenidoğandaki görünümü gastrokolik refleks,
mideye bir gıda maddesi girdiğinde, eş zamanlı olarak kalın bağırsaklar da
harekete geçerek bağırsak içinde bulunan dışkının dışarı atılması hadisesidir.
Son derece sağlıklı ve fonksiyonel bir süreçtir; kesinlikle sindirim ya da
emilim bozukluğunun işareti değildir.
10 - Şekerli suya alışınca memeyi reddeder
Yenidoğan
sarılığında bebeğin beslenmesinin çok büyük bir rolü olduğu kesin. Anne sütü
yetersiz olan bebeklerde sarılık daha erken ve daha uzun sürmektedir. Formula mama
çağından önceki yıllardan kalma bir alışkanlık olarak, aç kalan bebeğin en
azından şekerli suyla beslenmesi kulağa mantıklı gelebilir; ancak günümüzde
anne sütüne yakın formül mamalar varken şekerli suyla bebeğin beslenmesi
gereksiz hatta zararlı bir davranış olabilir. Zira şekerli suyun tadına alışan
bebek anne memesini reddedebilir.
11- İlk 3 ay bebeğe yalancı meme vermeyin
Anne-babaların
en büyük isteği bebeklerinin bir an önce yalancı emziğe alıştırıp bebeğin
ağlama krizlerinden kurtulmaktır. Gerçekten de bebeğin yalancı emzikle
avutulması kısa süre de olsa aileye nefes alma fırsatı verir. Ancak bebeğin
yalancı emziği tutmak için yaptığı dil damak dudak hareketleri anne memesini
emerken yaptığından çok farklıdır. Bu nedenle ilk günlerde bebekler yalancı
emziği tutmakta çok başarılı görünmezler. Ancak bir kere bu işi başardıklarında
bu sefer de anne memesini kavramakta zorluk çekerler. Bu da memenin
bırakılması, formül ve biberon beslenmeye geçiş anlamına gelir. Bu nedenle
mümkünse ilk 3 ay bebeklere yalancı meme verilmemelidir.
12- Bebek annesinin memesini bulunca rahatlar
Bebekleri hayata bağlayan, güçlü arama refleksleridir. Bu
refleks sayesinde bebek, anne memesini arar, bulunca da emer. Böylece hem karnı
doyar, hem de kendini güvende hisseder. Çünkü henüz görme yeteneği tam
gelişmemiş bebeğin çevresinde olan biteni anlama algılama kapasitesi
sınırlıdır. Tek bildiği sıcak anne kucağı ve anne memesidir. Ona kavuşunca
doğru yerde olduğunu hisseder, rahatlar. Dolayısıyla karnı tok bile olsa yenidoğan
bebek, sürekli doğru yeri bulana kadar aranmak durumundadır.
13- Bebeğin sık hapşırması reflekstir
Yenidoğan bebekler genellikle doğum sırasında burunlarında
bulunan salgı ve mukusu atmak için sık sık hapşırırlar. Bu tamamen refleks bir
olay olup üşütme ile ilgili değildir.
14- Bebeğin memesinde süt toplanırsa geçmesini
bekleyin
Anneden
gecen hormonların etkisiyle yenidoğan bebeğin memelerinde bazen süt
toplanabilir, buna hiç el sürmemek en iyisidir. Bu, bir kaç hafta içinde zaten
kendiliğinden geçecektir. Masaj, memede enfeksiyon ve apseyle
sonuçlanabildiğinden önerilmemektedir.
15-Göbeğinde fıtık varsa kendiliğinden geçer
Göbek fıtıkları, değil ceviz portakal büyüklüğünde bile
olsa genellikle kendiliğinden geçen oluşumlardır. Üzerine bağlanacak cisimlerin
bu sürece olumlu ya da olumsuz etkisi olmaz.
16- Göbeği düşsün diye toz kullanmayın
Göbek tozu
çok eski yıllarda kullanılan bir çeşit antibiyotik olup günümüzde kesinlikle
kullanılmamaktadır. Göbeğe kullanılacak en iyi madde yüzde 70'lik alkol solüsyonlarıdır.
17-Gözündeki çapağa anne sütü damlatmayın
Evet anne sütü içindeki antimikrobial maddeler
yüzeysel göz enfeksiyonlarında işe yarayabilir. Ancak en doğrusu hekimin görüp
karar vermesidir.
18- Bitki çayları gazı gidermiyor
Bu tarz
bitki çaylarının ya da geleneksel gaz gidericilerin bilimsel olarak bir faydası
olduğu gösterilememiştir. Bu içeceklerin temelde zararı içlerinde bulunan şeker
nedeniyle bebeğin anne sütünden soğuması ve biberona alışmasıdır. Ayrıca
bitkisel kökenli olsalar da hangi bebekte ne tür yan etkiler yapacağının
önceden kestirilmesi de güçtür.
19- Her gün yıkamak büyümesini kolaylaştırır
Bazı bebekler banyodan sonra çok rahatlar ve güzel uyur.
Büyüme hormonu uykuda salgılandığından indirekt yolla banyo, bebeğin büyümesine
katkı sağlayabilir.
20- Bebeği tuzlamanın ölümcül sonuçları
olabilir
Anadolu'da halen yaygın olarak kullanılan yenidoğan bebeğin
tuzlanması adeti, son derece tehlikeli ve ölümcül sonuçları olabilecek çağdışı
bir uygulamadır ve asla yapılmamalıdır.