Tüm
dünyada olduğu gibi ülkemizde de kısa bir süre önce etkisini gösteren H1N1
virüsüne bağlı salgın konusunda herkes tedirgin durumda. Hekimlerin,
akademisyenlerin hatta politikacıların bile farklı görüşlerde olduğu tehlike
karşısında prematüre bebeği olan pek çok ailenin merak ettiği soruları El Bebek
Gül Bebek Derneği kurucu üyelerinden Yenidoğan ve Çocuk Hastalıkları uzmanı Dr.
Gülnihal Şarman H1N1 enfeksiyonunun prematüreler için riskleri anlattı.
H1N1
enfeksiyonunu prematüre bebekler için ne gibi riskler taşıyor?
Öncelikle son günlerde yaşanılan
tedirginlik doğal karşılanmalı. Salgın yeni başladı ve henüz seyrini tam
bilemiyoruz. Konu o kadar gün be gün değişiyor ki biz hekimler de bilgileri
günlük olarak yakından takip ediyoruz. Veriler sık sık güncelleniyor.
Türkiye'deki seyri de sıkı takip etmek gerekiyor. Peşin ve kesin kararlar
almaktansa ortaya çıkan vaka sayılarına ve hastalığın seyrine göre davranmalıyız.
Aşılanma kararını da böyle almalıyız.
Yaşanan beklenmedik bir talihsiz ölüm fikrimizi değiştirebilir.
H1N1
virüsü prematüre bebekler için daha mı tehlikeli?
Domuz gribi enfeksiyonları alışkın
olduğumuz mevsimsel griplere göre daha değişik seyrediyor. Birçok kişi sıradan
grip gibi hastalanıp enfeksiyonu evinde dinlenerek atlatıyor. Ancak özellikle
genç ve çocuklarda virüs hızla akciğerlere yayılıyor ve umulmadık hızda ölüme
kadar ilerliyor. Hastalığın korkulan yanı da bu.
Salgını Nisan ayından beri yaşamakta olan
ABD'de çocuk yaşlarda hastaneye yatma oranı 1:20.000. H1N1'e bağlı hastaneye
yatışların yüzde 20'si 0-4 yaş gurubu çocuklar, yüzde 25'i 5-18 yaş gurubu
çocuklar. Yani hastaneye yatışların neredeyse yarısı 18 yaş altındakiler.H1N1
virüsünden ölümlerin yüzde 17'si 0-18 yaş gurubu çocuklar.
Hastalığın
seyri nasıl gelişiyor?
Hastalığın en ağır şekli hızlı ilerleyen
alt solunum yolu enfeksiyonları, yani ağır seyreden pnömoniler. Solunum
sıkıntısı, morarma (oksijen yetersizliği), göğüs ağrısı bu gribin tehlike
sinyalleri. Özellikle 1500 gram ve 32 haftanın altında doğan prematüre bebekler
eve çıktıktan sonra viral üst ve alt solunum yolları enfeksiyonları kaparlarsa
hastalığı çok ağır geçirebilirler. Ventilatör (solunum makinesi) tedavisi
görmüş bebekler özellikle risklidirler. Kış aylarında hastaneye yatırılan
bebeklerin 2/3'si o kış taburcu olmuş prematürelerdir. Prematüre bebekleri olan
aileler son derece dikkatli olmalılar. Bebek hastalanırsa tekrar günlerce
hastanede kalabilir, iyileşme sürecine giren akciğer durumu tekrar bozulabilir,
tekrar solunum makinesine bağlanabilir
hatta solunum yetmezliğinden ölebilir, yaşarsa da astım hastası
olabilir.
Hangi
prematüre bebekler daha riskliler?
Bu kış sezonunda taburcu olan prematüre
bebeklerden özellikle 1 haftadan uzun süre solunum makinesinde kalanlar, haftalarca oksijen gereksinimi devam etmiş olanlar, eve
oksijenle çıkanlar, ailesinde astım hikâyesi olanlar, yuvaya veya okula giden
kardeşi olanlar büyük risk taşımaktalar. Bugüne kadar hastaneye yatırılmış
çocuk H1N1 vakalarında da altta yatan risk faktörleri olarak astım, kronik
akciğer hastalığı ve nörolojik hastalıklar belirlenmiştir.
Prematüre
bebeklerin H1N1 gribi sezonunda risklerini artıran faktörler neler?
RSV
enfeksiyonu ve alınması gereken önlemler: Büyük çocuk ve erişkinlerde nezle
nedeni olan respiratuvar sinsityal virüs prematüre bebeklerde ilerleyici alt
solunum yolu hastalığına neden olmaktadır. Bu sene (her sene olduğu gibi) bu
virüs de ne yazık ki H1N1 salgını yaşadığımız aylara denk düşecek. Prematüre bebekler için korkulu rüya olan bu
virüs her sene Kasım Mart aylarında kendini gösterir. Belirtileri aynen H1N1 Gribinin ilerleyici
şekli gibidir. Pahalı da olsa SGK tarafından ödenen ve her ay 1 kere olmak üzere
yapılan bir aşı ile prematüre bebekler korunabiliyor. Bu kış hastaneden taburcu
olan 32 haftadan erken doğmuş prematüre bebeklere RSV aşısı yapılmalıdır. Prematüre bebek anne-babaları bebeklerini iyi
tanıyan hekimlerine danışmalıdırlar.
Prematüre
bebekler ve evdeki kardeşler:
H1N1 virüsü 0-18 yaş gurubunu hedeflemiş görünüyor. Kardeşler de bu yaş gurubunda olduklarından
evdeki yeni taburcu olmuş prematüre kardeşe kolaylıkla virüsü taşıyabilirler. Kardeşe yaşına uygun bir dilde prematüre
kardeşine nasıl yanaşacağı anlatılmalıdır:
- Öpmeme
- Okul dönüşünde elini yıkama
- Boğaza gargara, burnu serum fizyolojikle yıkama
- Kardeş hasta olursa: yanaşmama, mümkünse uzaklaştırma,
maske takma, başka odada bakma
- Kardeş sık hastalanıyorsa ve 3 yaştan küçükse yuvaya bir
süre yollamama
- H1N1 gribi aşısını yaptırma
- Kardeşin aşılarını yaptırmak veya çocuk doktoruyla kontrol
etme: Özellikle 10 yaşın üzerindeki
kardeşlerin karma aşısını olmaları gerekir.
Karma aşısındaki boğmaca aşısının tekrarlanmış olması son derece önemlidir.
Prematüre
bebeğe H1N1 aşısı yapılmalı mı?
- H1N1 aşısı 6 aydan küçük bebeklere önerilmemektedir.
- Evde 6 aydan küçük prematüre bebek varsa evdeki diğer kişiler aşılanmalıdır (aşı geldiğinde).
- 6 aydan büyük ancak akciğer sorunları devam eden prematüreler
H1N1 aşısını olmalıdır.
Rakamlarla
prematüre bebekler
- Günümüzde 10 bebekten 1'i
prematüre olarak dünyaya geliyor.
- Prematüre doğumlardan sonra
gerekli sağlık koşulları sağlanmadığı sürece, el bebeklerimizin hayata
tutunmaları zorlaşıyor.
- Ülkemizde bebek ölümlerinin yüzde
75'inin nedeni erken doğumlardır.
- Çok düşük doğum ağırlıklı
bebeklerde (1000 gramın altında) nörolojik bozuklukların kalıcı olma riski yüzde
60'tır.
- Doğum ne kadar erken olmuşsa
bebeğin sağlığı ile yaşanacak sorunlar o ölçüde artar ve ciddileşir.
Ülkemizde tüp bebek,
aşılama vesaire gibi teknikler nedeniyle dünyaya gelen ikiz veya üçüz bebek
sayısında, bu teknikler uygulanmadan önceki döneme göre 10 kat artış vardır.
İkizlerin yüzde 25'i, üçüzlerin yüzde 45'i yoğun bakım tedavisine gereksinim
duymaktadır.