Ayşe Aydın - Siz de Hesaplayın
Bebeğinizin ne zaman doğacağını merak ediyor musunuz?
Aşağıdaki hesaplayıcı kullanarak bebeğinizin yaklaşık olarak ne zaman doğacağını hesaplayabilirsiniz.
En son adet tarihinizi giriniz.
Gün:
Ay:
Yıl:

Ayşe Aydın - Anket
Çocuğunuzun ilkokulunu seçerken, hangi kriteri dikkate alıyorsunuz?






Anneee! Anne Oluyorum! Kitap

Domuz gribi prematüre bebekleri daha çabuk etkiliyor!

09 Kasım 2009 Pazartesi
Domuz gribi prematüre bebekleri daha çabuk etkiliyor!

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kısa bir süre önce etkisini gösteren H1N1 virüsüne bağlı salgın konusunda herkes tedirgin durumda. Hekimlerin, akademisyenlerin hatta politikacıların bile farklı görüşlerde olduğu tehlike karşısında prematüre bebeği olan pek çok ailenin merak ettiği soruları El Bebek Gül Bebek Derneği kurucu üyelerinden Yenidoğan ve Çocuk Hastalıkları uzmanı Dr. Gülnihal Şarman H1N1 enfeksiyonunun prematüreler için riskleri anlattı.

 


H1N1 enfeksiyonunu prematüre bebekler için ne gibi riskler taşıyor?

Öncelikle son günlerde yaşanılan tedirginlik doğal karşılanmalı. Salgın yeni başladı ve henüz seyrini tam bilemiyoruz. Konu o kadar gün be gün değişiyor ki biz hekimler de bilgileri günlük olarak yakından takip ediyoruz. Veriler sık sık güncelleniyor. Türkiye'deki seyri de sıkı takip etmek gerekiyor. Peşin ve kesin kararlar almaktansa ortaya çıkan vaka sayılarına ve hastalığın seyrine göre davranmalıyız. Aşılanma kararını da böyle almalıyız.  Yaşanan beklenmedik bir talihsiz ölüm fikrimizi değiştirebilir.

 

H1N1 virüsü prematüre bebekler için daha mı tehlikeli?

Domuz gribi enfeksiyonları alışkın olduğumuz mevsimsel griplere göre daha değişik seyrediyor. Birçok kişi sıradan grip gibi hastalanıp enfeksiyonu evinde dinlenerek atlatıyor. Ancak özellikle genç ve çocuklarda virüs hızla akciğerlere yayılıyor ve umulmadık hızda ölüme kadar ilerliyor. Hastalığın korkulan yanı da bu. 

Salgını Nisan ayından beri yaşamakta olan ABD'de çocuk yaşlarda hastaneye yatma oranı 1:20.000. H1N1'e bağlı hastaneye yatışların yüzde 20'si 0-4 yaş gurubu çocuklar, yüzde 25'i 5-18 yaş gurubu çocuklar. Yani hastaneye yatışların neredeyse yarısı 18 yaş altındakiler.H1N1 virüsünden ölümlerin yüzde 17'si 0-18 yaş gurubu çocuklar.

 

Hastalığın seyri nasıl gelişiyor?

Hastalığın en ağır şekli hızlı ilerleyen alt solunum yolu enfeksiyonları, yani ağır seyreden pnömoniler. Solunum sıkıntısı, morarma (oksijen yetersizliği), göğüs ağrısı bu gribin tehlike sinyalleri. Özellikle 1500 gram ve 32 haftanın altında doğan prematüre bebekler eve çıktıktan sonra viral üst ve alt solunum yolları enfeksiyonları kaparlarsa hastalığı çok ağır geçirebilirler. Ventilatör (solunum makinesi) tedavisi görmüş bebekler özellikle risklidirler. Kış aylarında hastaneye yatırılan bebeklerin 2/3'si o kış taburcu olmuş prematürelerdir. Prematüre bebekleri olan aileler son derece dikkatli olmalılar. Bebek hastalanırsa tekrar günlerce hastanede kalabilir, iyileşme sürecine giren akciğer durumu tekrar bozulabilir, tekrar solunum makinesine bağlanabilir  hatta solunum yetmezliğinden ölebilir, yaşarsa da astım hastası olabilir.

 

Hangi prematüre bebekler daha riskliler?

Bu kış sezonunda taburcu olan prematüre bebeklerden özellikle 1 haftadan uzun süre solunum makinesinde kalanlar, haftalarca  oksijen gereksinimi devam etmiş olanlar, eve oksijenle çıkanlar, ailesinde astım hikâyesi olanlar, yuvaya veya okula giden kardeşi olanlar büyük risk taşımaktalar. Bugüne kadar hastaneye yatırılmış çocuk H1N1 vakalarında da altta yatan risk faktörleri olarak astım, kronik akciğer hastalığı ve nörolojik hastalıklar belirlenmiştir.

 

Prematüre bebeklerin H1N1 gribi sezonunda risklerini artıran faktörler neler?

 

RSV enfeksiyonu ve alınması gereken önlemler: Büyük çocuk ve erişkinlerde nezle nedeni olan respiratuvar sinsityal virüs prematüre bebeklerde ilerleyici alt solunum yolu hastalığına neden olmaktadır. Bu sene (her sene olduğu gibi) bu virüs de ne yazık ki H1N1 salgını yaşadığımız aylara denk düşecek.  Prematüre bebekler için korkulu rüya olan bu virüs her sene Kasım Mart aylarında kendini gösterir.  Belirtileri aynen H1N1 Gribinin ilerleyici şekli gibidir. Pahalı da olsa SGK tarafından ödenen ve her ay 1 kere olmak üzere yapılan bir aşı ile prematüre bebekler korunabiliyor. Bu kış hastaneden taburcu olan 32 haftadan erken doğmuş prematüre bebeklere RSV aşısı yapılmalıdır.  Prematüre bebek anne-babaları bebeklerini iyi tanıyan hekimlerine danışmalıdırlar.

 

Prematüre bebekler ve evdeki kardeşler:  H1N1 virüsü 0-18 yaş gurubunu hedeflemiş görünüyor. Kardeşler de bu yaş gurubunda olduklarından evdeki yeni taburcu olmuş prematüre kardeşe kolaylıkla virüsü taşıyabilirler. Kardeşe yaşına uygun bir dilde prematüre kardeşine nasıl yanaşacağı anlatılmalıdır:

  • Öpmeme
  • Okul dönüşünde elini yıkama
  • Boğaza gargara, burnu serum fizyolojikle yıkama
  • Kardeş hasta olursa: yanaşmama, mümkünse uzaklaştırma, maske takma, başka odada bakma
  • Kardeş sık hastalanıyorsa ve 3 yaştan küçükse yuvaya bir süre yollamama
  • H1N1 gribi aşısını yaptırma
  • Kardeşin aşılarını yaptırmak veya çocuk doktoruyla kontrol etme: Özellikle 10 yaşın üzerindeki kardeşlerin karma aşısını olmaları gerekir. Karma aşısındaki boğmaca aşısının tekrarlanmış olması son derece önemlidir.

 

Prematüre bebeğe H1N1 aşısı yapılmalı mı?

  • H1N1 aşısı 6 aydan küçük bebeklere önerilmemektedir.
  • Evde 6 aydan küçük prematüre bebek varsa evdeki diğer kişiler aşılanmalıdır (aşı geldiğinde).
  • 6 aydan büyük ancak akciğer sorunları devam eden prematüreler H1N1 aşısını olmalıdır.

 

Rakamlarla prematüre bebekler

  • Günümüzde 10 bebekten 1'i prematüre olarak dünyaya geliyor.
  • Prematüre doğumlardan sonra gerekli sağlık koşulları sağlanmadığı sürece, el bebeklerimizin hayata tutunmaları zorlaşıyor.
  • Ülkemizde bebek ölümlerinin yüzde 75'inin nedeni erken doğumlardır.
  • Çok düşük doğum ağırlıklı bebeklerde (1000 gramın altında) nörolojik bozuklukların kalıcı olma riski yüzde 60'tır.
  • Doğum ne kadar erken olmuşsa bebeğin sağlığı ile yaşanacak sorunlar o ölçüde artar ve ciddileşir.

Ülkemizde tüp bebek, aşılama vesaire gibi teknikler nedeniyle dünyaya gelen ikiz veya üçüz bebek sayısında, bu teknikler uygulanmadan önceki döneme göre 10 kat artış vardır. İkizlerin yüzde 25'i, üçüzlerin yüzde 45'i yoğun bakım tedavisine gereksinim duymaktadır.

 


Yorum Ekle

Adınız, Soyadınız:  
Yorumunuz:  
Güvenlik Kodu:  
Güvenlik

Yorumlar

Yukarı