Belli başlı hastalıklar haricinde, hep birlikte kısır olmamızın, soluğu tüp bebek merkezlerinde almamızın, bu tedavi sonucunda dünyaya gelen ikiz ve üçüz sayısının son 30 yılda yüzde 250 artmasının sorumlusu aslında biz çalışan nesiliz. Geçenlerde www.bbc.co.uk ‘de okuduğum bir makalede doğurganlığı artırmak için bazı öneriler sunuluyordu. Dikkat ettim bunları hayata geçirmek yerine, zorlu bir tedavi sürecine girmek insanlara daha kolay geliyor. Söylesenize bize neler oluyor? Bu hafta BBC'nin önerilerinden yola çıkarak iğneyi de, çuvaldızı da kendimize batırıyoruz.
- Doğurganlığınız 20'li yaşların ortalarında, 30'lu yaşların ortalarına göre iki kat fazladır: İş güç, maddi imkanları toparlama, biraz gençliği yaşama derken kocayı bile ancak 30'unda buluyoruz. Üç-beş yıl da evliliğin tadını çıkaralım dedik mi, bebek yaşı 35'e, 40'a dayanıyor. E ne oluyor, yumurta rezervi yarı yarıya azalmış oluyor.
- Bebek sahibi olmak istiyorsanız, et, sebze ve meyveden oluşan sağlıklı bir yeme alışkanlığı edinin: Çalıştığım dönemlerdeki mönüm şöyleydi; Sabah kahvaltısında poğaça, öğle yemeğinde kebap, akşamüstü simit-peynir, akşam yemeğinde Emine ne yaptıysa... Oysa iyi beslenmek sanıldığı kadar zor değil. Ara öğün için çantaya meyve atın, ev yemekleri sunan restoranları tercih edin, akşam yemeğinde eve götürmek üzere ayrıca paket isteyin. Anneniz yakında oturuyorsa arada sırada yemek yapıp, eve bırakmasını rica edin.
- Fazla veya az kilolu olmak adet tarihlerinizin düzenini bozarak hamile kalmanızı zorlaştırır: Hangi kadın kilolu olmak ister ki? Kilo sorununuz varsa çocuk sahibi olmadan önce mutlaka bir endikroloğa başvurun ve fazla kilolarınızı verin.
- Çocuk sahibi olmaya çalışan kadınlar içkiyi tamamen bırakmalı, erkekler ise sperm sayısını azalttığı için günde en fazla bir kadeh tüketmeli: Yahu günde bir-iki tek atamayacaksak, eve nasıl güleryüzle geleceğiz, günün stresinden nasıl arınacağız? Öyle değil mi? Değil işte. Birkaç ay tutun kardeşim boğazınızı!
- Endişeli hal adet döngünüzü bozar. Stresi hayatınızdan çıkarın: Her koşulda sakin kalmayı başaranlardansanız, çok şanslısınız! Aksi takdirde işi bırakın demek istiyor. İmkanı olan kadınlar bu süreçte bence de bırakabilir, ya da işe ara verebilir. Biliyorsunuz, kısırlığın en önemli nedenlerinden biri de psikolojik etkenler.
- Sigara kadınların yumurta rezervini azaltır ve erken menapoza girmelerine neden olur. Erkeklerin spermlerine ise büyük ölçüde zarar verir: Benim en hassas olduğum konu bu. Sigarayı yiyerek bir ömür geçirmeyi planlıyorsanız, çocuk yapmayın kardeşim! Biliyorum zor ama biraz irade gösterin, doktor yardımı alın, psikoloğa gidin... Elinizden ne geliyorsa yapın, lütfen. Hele anne adaylarının fosur fosur tüttürmesi beni deli ediyor. Sonra bir de "Çocuklarımız alerjik oldu." diye hayıflanıyoruz. Bundan 15 yıl önce Ventolin'in V'sini duyan var mıydı Allah aşkına...
- Günde en az yarım saat egzersiz yaparak stresi azaltın, mutluluk hormonu endorfin salgılayın: Haha haa... Yoğun çalışma temposu içinde bunun ne denli zor olduğunu bilirim. Ancak öğle yemeğinde gideceğiniz restorana yürüyerek gidip dönmeniz, asansör yerine merdiven kullanmanız bile harekettir, unutmayın. İş yerinize yakın bir salon varsa, haftada bir iki gün öğle arasında spora kaçabilir, döndüğünüzde masanızda hızlı bir salata tüketebilirsiniz.
- Saatler boyunca oturduğunuz, uzun yol araç kullandığınız, kimyasallara, boyalara, tarım ilaçlarına maruz kaldığınız bir iş, sperm kalitesini de yumurta rezervini de etkiler: Elbette bu durumda yapabilecekleriniz kısıtlı. Ama belki müdürünüzden bölümünüzü değiştirmesini rica edebilirsiniz.
- Bazı reçeteli ilaçlar kadınların da, erkeklerin de üretkenliğini azaltır: Düzenli kullandığınız ilaçlar varsa çocuk sahibi olmadan önce doktorunuza danışın. Marihuana, kokain gibi uyuşturucu maddeler sadece beyin hücrelerinizi öldürmekle kalmaz, spermlerinizin şeklini bozar, sayısını azaltır, hızını yavaşlatır. Çocuk sahibi olmak istiyorsanız ve bu tür bir bağımlılığınız varsa mutlaka tedavi görün. Eğer bırakamıyorsanız, lütfen tüp bebekle filan çocuk yapmaya kalkmayın! Çocuğa da yazık!
Se-vi-şin!
Bu önerilere ek olarak ben "Sevişin" diyeceğim. Doğum doktoruma yoğun iş tempoları nedeniyle karı-koca eve yorgun geldiklerini, ayda ancak bir, bilemedin iki kere sevişebildiklerini, bu sevişmeleri de yumurtlama günlerine denk getiremedikleri için tüp bebek yapmak istediklerini söyleyen çok kadın varmış. Oh! Armut piş, ağzıma düş. Tamam yumurtlama günlerinde gün aşırı seks yapmak bana da çok antipatik gelmişti ama biraz çaba harcamak da gerekiyor, yani! Unutmayın, çocuk sahibi olmak için ilk kural yumurtayla spermin buluşmasıdır.