Embriyo transferinin 35 yaş altındaki kişilerde ilk iki denemede tek, daha sonraki denemelerde iki embriyo ile kısıtlanmasının ardında yatan sebep ne?
Daha önce isteyen istediği kadar transfer ediyordu. 4 tane embriyo tuttuğu zaman, doktorlar en az iki tane fetusu öldürmeyi öneriyordu. Bunu kabul etmeyip üçüzlere dördüzlere hamile kalanlar erken doğum yapıyordu. Anne ve bebek hayatı riske giriyordu. Bebeklerin bir kısmı ölüyor, yaşayanlarda ise nörolojik problemler oluşuyordu. Bu sırada yenidoğan ünitelerinde taşmalar yaşanıyordu vs... Siz de biliyorsunuz durumu.
Tüp bebek uygulamasının bebek ölümlerini artırdığı kanıtlanmış bir gerçek mi?
Evet. Tüp bebek, 25-38 hafta arası gerçekleşen prematüre doğumlara, bunun sonucunda sakatlıklara ya da ölümlere yol açmaktadır. Amerika'da ikiz oranını 20 kat, üçüz ve dördüz oranını 400 kat artırmıştır. Bizde de durum benzerdir.
Tek embriyo kısıtlaması bunun önüne ne kadar geçer?
Şu anda bebek ölüm oranı binde 13. Bunu binde 8'e çekmeye çalışıyoruz. Yeni uygulama ile binde 10'a yaklaşırız.
Peki, 35 yaş altındaki kişilerde tek embriyo transferi, insanların anne olma ihtimalini azaltmayacak mı?
Hayır. Tek embriyo ile gebe kalma ihtimali yüzde 40 ise, iki embriyo ile bu oran yüzde 45'e çıkıyor. Birkaç puanlık artış için çok büyük bir risk alınıyor.
Özel durumlarda daha fazla sayıda embriyo transferine müsaade var mı? Mesela 25 yaşındayım ama x kistim var, gebe kalmam zor.
Genelgeyi hazırlayan 20 kişilik bilim kurulunun bize bu yönde bir tavsiyesi olmadı.
Merkezler, size rapor ederek "Şu şu koşullar gerektirdiği için kişiye üç ya da dört embriyo transfer ettik" dese olmuyor mu? Tabii, belli bir yüzdeyi geçmemek kaydıyla...
Dediğim gibi transfer edilen embriyo sayısının artması kişinin hamile kalma oranını ciddi bir şekilde etkilemiyor. Ancak heyet raporu ile belki bazı istisnai uygulamalar olabilir.
35 yaşın üstünde de iki embriyo kısıtlaması var. Sanıyorum artık 55-60 yaşında anne olan kadınlar göremeyeceğiz.
Tedavi için yaş sınırı yok. İki embriyo transferiyle de hamile kalma şansları var. Ama daha düşük olduğu doğru.
Üç-dört embriyo transfer
eden merkezler kapatılacak
Bir merkezin üç-dört embriyo transfer ettiği tespit edilirse ne olacak?
İlk tespitte üç ay, ikinci tespitte altı ay, bir sonrakinde süresiz olarak merkez kapatılacaktır. Uygulamayı yapan doktora da cezai işlem uygulanacaktır.
Şansını tek embriyo ile sınırlamak istemeyenler, yurt dışına gitmez mi?
Gidebilir tabii.
E o zaman hem insanların işi zorlaşacak, hem de para yurt dışına çıkacak.
Buna engel olamayız.
Peki benim diyelim ki dondurulmuş dört embriyom var. Yaşım 40 ve bunları kullanmak istiyorum. İkisini kullanıp, ikisini çöpe mi atacağım?
İkisini çözdürüp, ikisini çözdürmeyeceksiniz.
Ama şu anda onlar beraber çözülüyor.
O zaman dondurma tekniklerini de ona göre değiştireceğiz.
Benim embriyolar farklı teknikte doldurulduğu için çöpe gidecek, yani.
Öyle gözüküyor.
Tek embriyo kısıtlamasına gidince herkes "Biz o ülkeler kadar zengin değiliz. Orada tedavi masraflarını devlet karşılıyor" dedi.
Biz eksene sağlıklı anne ve bebeği koyuyoruz. Düzenlemeyi geri ödemeye göre yapmadık.
Yeni yasaya anneler kadar, merkezler de tepki gösteriyor.
Esas kıyameti onlar koparıyor zaten. Başarı oranları düşecek diye telaştalar. Başarı kriterleri ise gebe kalma oranı. Önemli olan gebe kalmak değil, sağlıklı çocuk doğurmaktır. Yeni yasayla merkezlere de çok ciddi kısıtlamalar getiriliyor.
Mesela?
Binada bulunması gereken odalardan, personel sayısına, raporlamadan, embriyo dondurmaya... Her şey standardize ediliyor. Tüm merkezler kurumsallaşmak zorunda. Mesela anne ve bebek yoğun bakımı olmayan merkez kalmayacak.
Bildiğimiz tüp bebek muayenehaneleri kapatılıyor mu? Özellikle her özel hastanenin dışarıda hasta baktığı, kredi kartı bile geçmeyen, kapısında para sayma makineleri bulunan birçok merkez var!
Bu yerlerin yenidoğan bakım hizmeti almak üzere ya bir özel hastane ya da devlet hastanesi ile üç ay içinde sözleşme yapmaları gerekecek. Müstakil olarak faaliyetlerine devam etmek isterlerse gerekli fiziki şartları dört yıl içinde sağlamaları, ambulans ve hasta nakline uygun olarak bina girişlerini düzenlemeleri lazım.
Başka ne değişiklik var?
Merkezler, bünyesinde bulunduğu hastanede doğum gerçekleşene kadar hastanın takibinden sorumludur. Gebe başka bir ilde yaşıyorsa dahi, o ildeki bir hastane ile görüşerek doğumundan ve gerekirse erişkin ve yenidoğan bakımı hizmeti almasından yükümlü olacaktır.
Güzel de, uygulaması zor geldi bana.
Amaç uygulanması... Böylelikle anneler erken doğum halinde irtibat kurmaları gereken yeri bilecekler, ortada kalmayacaklar.
Genelgenin sperm ve yumurta bağışı ile ilgili bölümünde hayal kırıklığına uğradım. Her kadının anne olmaya hakkı yok mu?
Elbette var. Ama T.C. yasalarına göre başkalarının spermiyle çocuk sahibi olmak, soyu karıştırmak suçtur.
Kişi sperm bağışı ile yurt dışında hamile kalmış. Bu da mı yasak?
Evet. Sperm ve yumurta bağışıyla gebe kalmış kişiler ve donörler Cumhuriyet Savcılığı'na sevk edilir. Yurt dışına hasta yönlendiren, sperm ve yumurta bağışına teşvik ve aracılık eden merkezlerin ilk olarak üç ay daha sonra süresiz olarak faaliyetlerine son verilir.
Bu şekilde hamile kaldığı bilinen kamuya malolmuş kişiler var. Suç duyurusunda mı bulunacaksınız onlarla ilgili?
Orasını bilemiyorum.
Taşıyıcı annenin lafı bile geçmiyor genelgede.
Hepsi yasak.
Bu konuda ileri gideceğimize geri gitmişiz.
Türk Ceza Kanunu açıkça soyun karıştırılmasını yasaklıyor. Bu madde bir gün değişirse, sizin sorularınız üzerinde konuşmaya başlayabiliriz.
Cinsiyet seçimi, ölmüş babadan çocuk doğurmak... Bunlar 2005'deki genelgede olduğu gibi hala yasak değil mi?
Evet yasak. Durumun tespiti halinde merkezin belgesi süresiz olarak iptal edilir. Üstelik yapılırsa anne-baba adayı ve doktor hakkında da suç duyurusunda bulunulur.
Diyelim ki Akdeniz anemisiyim. Tıp bize bebekte bunu elemine etme imkanı sağlıyorsa, bundan niye faydalanmayayım. Genelgede buna da rastlamadım.
Genetik ayıklama olacak. Ayrı bir genelge ile onun şartlarını sıralayacağız.
Sağlık Bakanı Recep Akdağ:
Tüp bebek masraflarını karşılamada çok cömertiz
Recep Akdağ'a genelgeye karşı oluşan tepki hakkında ne düşündüğünü ve sosyal güvenliği olan kişilere iki denemeye kadar yapılan yaklaşık 1000 dolarlık yardımın artırılma ihtimali olup olmadığını sordum. Bakın ne dedi:
Bu husustaki propaganda annelerden değil, merkezlerden kaynaklanıyor. Tek embriyo kararını anne ve bebek sağlığı için verdik. Tüp bebek sonucu yaşanan ikiz gebeliklerde, bebek ölüm oranları yüzde 20'lerde. Bu çok ciddi bir rakam. Bundan böyle tüp bebek işlemlerine başlamadan önce vatandaş çok iyi bilgilendirilecek. Maliyetleri karşılamaya gelince... Tüp bebek işlemleri konusunda sosyal güvenlik sistemi Türkiye kadar cömert bir ülke yoktur. İlaç masrafının da yüzde 20'sini ödüyoruz. Zaten bizim hükümetimizden önce tüp bebekle ilgili kimse ödeme yapmıyordu.